Uşak yöresi İlkler diyari Uşak ili Harika bir ekonomiye sahip olup yöresinin çok ürünü vardır bunlar katmer,haşhaş,Susam,Tarhana gıda oılanları tekstil ürünleri ise şöyledir.Kilim,Battaniye,Elyaf,yastık yorgan,Deri gibi çok ürüne sahiptir yolunuz düşerse bunları bence görün yada gelme imkanınız yoksa www.yoreselim.com adresninden istediğinizi temin edebilirsiniz.
Yeni Hizmete girmiş olan www.yoreselim.com da Her yörenin ürünler satılacak hemde ilk elden az karla meraklısına burada bulacağınız yiyecek ürünleri bilinki temiz kimyasal ve zirai ilaç kullanılmadan üretilmiş çok para kazanmayı amaç edinmemiş insanlardan alacaksınız bilinki çok para kazanmayı amac edinmeyen insanlar asla zarar vermez kimseye diğer ürünlerimizde mevcut tabiki battaniye,kilim,yorgan,silikon yastık,deriye çizilmiş yılların verdiği tecrübe ile güzel resimler ve Deri Halılar.burada başka yörenin ürünlerinide satmayı planlıyoruz ama biz satış yapmıyacağız kim yöresinin ürünlerini satmak istiyorsa buyursun gelsin anlaşalım şartlarımıza uyarsa çalışabiliriz.burada satış için her hangi bir kira istenmeyecektir.şimdiden hayırlı olsun herkese bence bir göz gezdirin Katmerinden tutundda Uşak yöresinde yetişen herşey mevcut şuan.tşkler şimdiden
Katmer çoğu yöremizin daha bilmediği vazgeçilmez bir tat olan katmer bazı yörelerimizde fark lı farklı yapımı ve tarifi vardır ama ben burda Uşak Usulü katmerden bahsedeceğim Uşak usulü katmer denince yapımı ve tadı harika ötesi bir şeydir.Mayasız hamur kullanılır bir top genişliğinde Hamur bezesi açılır.içersine Gene Nadir yerlerde yetişen Haşhaş (Yanlız burda sarı Haşhaş en idealidir)sürülür koyuca sürülmelidir. sürüldükten sonra gene avuç içi büyüklüğüne getirilir,getirildikten sonra tekrar yufka büyüklüğünde açılır.yapımı bitmiş olur şimdi izliyeceğimiz yol daha evvelden açılmış acoğın üzerine konulur.hafif hamurluğu gidene kadar bırakıldıktan sonra diğer tarafı çevrilir,diğer tarafıda aynı ayarda olmalı ve son olarak da yağlama işlemi yapılır bu bir fırça yardımıyla sevilen yada daima kullandığınız çiçek yağı olmalı sevmelisiniz tadını kuru yeri kalmayacak kadar bir ayarı vardır sürüm işlemi bittikten sonra kızarıncaya kadar bekletin ve diğer tarafınıda aynı şekilde yapınız ve elinize sağlık harika bir şey üretmiş oldunuz afiyet olsun.
Uşak yüz ölçümünün küçük olması nedeni olsa gerek halk tekstille yönelmiş kısa zamanda adından çok bahsettirmeyi başarmıştır.Uşak’ın ilk akla gelen tekstil ürünleri Tabiki Battaniye geliyor yapımı peluş diye adlandırdığımız elyaftan yapılan battaniyenin yüzlerce renkleri mevcuttur.bebek.tek kişilik,cift kişilik ve battal boyda battaniye mevcuttur.uzun ve soğuk gecelerinde bizi bir sevgi kadar sıcak tutar.Deri yine Uşak diyince aklımıza gelen bu eşi benzeri bulunmayan ürün deri denince aklınıza canlı hayvan derisi yada derisi için avlanan hayvanlar sakın gelmesin deri imalatı tamamen eti için kesilmiş hayvanların derisi yani koyun,keçi ve Büyük baş hayvan gibi.bunlar işlendikten sonra bize çeket ,pantolan,halı gibi güzel ürünler olarak karşımıza çıkıyor.
Uşak‘a özgü yöresel yiyecekler denince akla ilk gelen o meşhur Tarhanası gelir yıllardan bu yana tadından hiç bir şekilde ödün vermeyen Tarhana hala güzel sofralarımızı süslemektedir.Katmer Uşak usulü katmer evet atalarımızda bize kalan güzel miraslardan birisidir yapılışı ise sonderece kolaydır.yanlız çok kişi bunun kıvamını tutturamaz yapılışı ile birde video koyduk bakınız. www.yoreselim.com Keşkek güzel bi o kadarda tadı harika uşak’ın düğün yemeğide denilen keşkek harika bir yiyecektir hazmı kolay ağızda kolayca eriyebilen o güzel buğday’ın faydalı kısmı atılmamış hali insan vücudunun ihtiyaç duyduğu vitaminler mevcuttur.Bulgur Pilavı oy oy et suyu ile o kadar güzel olurki gene bir Uşak düğün yemeğide denilen bulgur (pilavı) gene vitaminlerden arınmadan yapılan yani insan sağlığına ihtiyaç tüm vitaminler mevcuttur.Haşhaş Türkiye’nin nadir yerlerinde yetişen bu ürün ismi duyulduğunda ilk akla gelen uyuşturucu filan yok efendim öğle bir şey haşhaş tohumları ezildikten sonra yenmeye hazır hale gelen harika bir üründür peksimet,katmer gibi bir çok yiyeceğin ana maddesidir.bu ürünler Uşak’ın eşsiz geçmişimizden bize kalan mirasdır.
Yorem yoreselim tarih bayunca sadık kaldığımız yiyecekler içecekler örflerimiz adetlerimiz ege yöresinde doğdum ve büyüdüm büyürken de yöremize ait yiyeceklerle beslendim her yörenin insan ları değişik yiyeceklerle büyüdü kimse yöresine asla kötü demez değilmi ama şu bir gerçek çok iddalı konuşuyorum Bir Tarhana deyince ilk Uşak ne biliyim Haşhaş deyince uşak Keşkek deyince uşak her yörenin kendine özgü keşkeği tarhana çorbası vardır ama dediğim gibi iddalıyım bu konuda. Gene Uşak deyince bilmeyenler vardır belki ben bir kısa hatırlatmalar yapayım Tekstil Battaniye‘Kilim’deri tüm tekstil ürünleri üretilmektedir.birde şunu hatırlatayım bu gerçekten bizim için çok üzücü bir olay Türkiye’de Nüfus üzerinden en çok vergi veren ve en az Yatırım alan bir yer olması..!
Anadolunun yerli bitklilerinden olan haşhaş rahatlatıcı bir çok ilacın yapımında kullanılmaktadır.sofralarımıza yuvarlak ekmek, bisküvi,kekler,erişte ve en önemliside katmer yapımında kullanılır.yiyeceklerin üzerine serpildiği gibi ezilerek krema haline getirilip de kullanılabilen haşhaş ‘ın sağlık için se başta kalp krizi olmak üzere damar tıkanıklığı riskini azaltıyor. Posası ise reçelle ya da pekmezle karıştırılıp yenildiği takdirde insana zindelik veriyor ağrı kesici yumuşatıcı yağı ise mesane raşitizmde,sıraca ve kabızlıkta kullanılıyor.
Uşak usulü Katmer bi harika yemeyenler bilemez ama Tadını bilenler anlıyacaklardır beni pişirilişi basit gibi görünsede kıvamını tutturmak baya bir zordur yapılışı ise şöyledir hamur açılır içersine haşhaş konulur kapatılıp beze haline getirilir.tekrar yufka büyüklüğünde açılır sonra saç diye hitap ettiğimiz ocağın üzerinde pişmesi için bırakılır.Sonra tam pişmeden cevrilme işi yapılır diğer tarafıda aynı kıvamda yapıldıktan sonra yağ sürme işlemi devam eder yağ iki tarafına ne çok nede az olmalı kısık ateşte güzel bir şekilde pişmeye bırakılır sonra çıkan ürün offff bi harika .afiyet olsun.
Uşak Ege Bölgesinin küçük ama şirin bir ilidir uşak denince tarihi güzellikler karun hazineleri dahil bir çok geçmiş insanların yerleşim yerleri mevcuttur.diğer tarafta tekstil,deri,battaniye,yorgan,yastık, ve bir çok tekstil ürünüyle akıllarda kalmaktadır tarım ve hayvancılık çok yoktur.
Uşak In geçmişi
Uşak, Osmanlı döneminde Suhte ve Celali isyanları hariç tutulursa sakin, barış içinde yaşadı. Uşak yakınındaki Şeyhli (Işıklı)kazası halkı, kaza naibi İsadan yakınıyordu. Bu kişi Halkın şikayeti üzerine Osmanlı yönetimi İsa’yı görevden almıştı. Bu gibi olayların dışında Suhte Ayaklanmaları da Uşak’a zarar verdi.
Köylüler, devlet görevlilerine ve Celaliler’e karşı Suhteler’le güç birliği etti. Hayalioğlu adında bir Celali, Uşak çevresini kasıp kavurduğunda Suhteler, il erleri ile birleşerek Celaliler’e karşı çıktılar. 18. yüzyılda ayanların güç kazanması, bunların halka baskı yapmasına da neden oluyordu. Bunun Uşak’taki örneği de Uşak ayanı Çevreoğlu Ahmed olayıdır. 1778′de Banaz ve Uşak kadılarının merkeze gönderdikleri mektuba göre Çevreoğlu Ahmed ve kardeşi Kadı Süleyman ile yardakçılarından Çöyke Mustafa uzun süreden beri halka baskı yapmaktaydılar. Harmende Aşiretinin vekillerinden Osman öldürülmüş, mal ve hayvanlarına el konmuştu. Caber ve Çakal Aşiretlerine de baskı yaparak bunları İzmir’de oturmaya zorlamışlardı. Ayrıca gelen geçen yolculara da saldırıyorlardı. Ulu Göben Köyü’nün pazarına giden bir hristiyanı öldürüp, beraberindeki Hacı Mustafa’yı ve başkalarını da yaralamışlardı. buna benzer daha bir çok olaya sebebiyet vermişlerdi. Bu olaylar üzerine Anadolu Beylerbeyi olaya müdahale etmek ve devlet otoritesini yeniden kurmak üzere görevlendirilmişti. Ancak Çevreoğlu’nu yargılayacak mahkeme her nedense bir türlü toplanamadı ve Çevreoğlu’nun etkinliği bir süre daha devam etti.
Osmanlılar döneminde Uşak, Anadolu eyaletinin Kütahya sancağına bağlı bir kazaydı. 1867 yılında merkezi Bursa olan Hüdavendigar vilayetine bağlanan Kütahya sancağının kazası oldu. 1908 yılında Kütahya sancağı mutasarraflık yani bağımsız sancak oldu. Uşak’ta bu tarihlerde sancak yapılan diğer yerlerin arasına katılmak için ya da Aydın sancağına bağlanmak için çabaladıysa da kaza olarak kaldı. Eşme ilçesi ise önce Anadolu eyaletine bağlı Saruhan sancağına bağlıydı. Manisa merkezli bu sancak, 1847 yılında Saruhan, Biga (merkezi Çanakkale ve Karesi (merkezi Balıkesir) sancaklarından oluşan Saruhan vilayetine, 1867 yılında merkezi İzmir olan Aydın vilayetine bağlanmıştı.
Milli Mücadele Dönemi
Yunan İşgalinden Önce Uşak
İstanbul Hükümeti’nin tutumuna karşı Mustafa Kemal önderliğinde başlayan, Milli Kurtuluş Harekatı, yurdun dört köşesinden destekleniyor ve yer yer Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kuruluyordu. Uşak’ta da İbrahim Tahtakılıç başkanlığında Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.
Yunanlar İzmir’e asker çıkarmışlar ve Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardı. Bu sıralarda Uşak da hummalı bir faaliyet içindeydi. Halk, Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni destekliyordu. Alaeddin Tiritoğlu, mahallen teşkil edilen ve kendisinin idare ettiği ufak bir milli kuvvetin kumandanı idi. Ayrıca 1920 yılında kurulan Uşak Hücum Taburundan başka, ihtiyat erlerinden 250-300 kişilik silahlı Uşak Milli Piyade Taburu kuruldu. Kısa bir süre sonra merkez, bucak ve köylerden dört bölüklü Uşak Süvari Alayı meydana getirildi.
Bu sıralarda Uşak’ta bulunan Kuva-yı Milliye ve 23. Fırka (tümen) komutanı İzzettin Çalışlar, ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı koymak için İnay İstasyonu’na Uşak Hücum Taburu’ndan bir bölük göndermişti. Ayrıca cephe komutanlığı, Simav mıntıkasında toplanmış Yunanlar’a karşı taarruza geçen kuvvetlerin, Uşak’ta bulunan birliklerle ve Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin yardımıyla desteklenmesini emretmişlerdi. Bu emir üzerine 23. Fırka Kumandanlığı, diğer kuvvetlerle birlikte, Jandarma Yüzbaşı İsmet İnönü kumandasındaki Uşak Hücum Taburu’nu Demirci’ye göndermişti. Çok az olan cephane ve bombalar da bu taburla birlikte yollanmıştı. Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.
Fırkanın Uşak cephesinde kalan 68. ve 69. alayları, er, at, silah ve giyim itibariyle zayıf idi. Elde güvenilecek ihtiyat kuvveti olarak yalnız Uşak Milli Piyade Taburu ile Uşak Milli Süvari Alayı kalmıştı.
Uşak’ın Yunanlar eline geçişi
27 Ağustos 1920 günü düşman kuvvetleri, Alaşehir’den seri bir hareketle Uşak istikametinde taarruza geçtiler. Uşak’taki 23. Tümen’in 1500 mevcudu vardı. Tümen, Uşak’ı örtmek ve müdafaa etmek için Sarayköy-Karakuyu-Karahasan köyleri hattında mevzilenmiş ve sol yanı ile Selikler köyüne kadar uzanmıştı. Kurban Bayramı izni yüzünden Uşak’ta mevcutları az olan Uşak Milli Piyade ve atlı bölükleri bırakılmıştı. Bunlar da Sarayköy üzerine ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı cephe almak üzere o istikamete kaydırılmışlardı.
Yunanlar Sandıklı Köyü-Saray Köyü hattına yanaştı. Bu suretle Uşak muharebesi başladı. Yunanlar, Musa çetesinin kılavuzluğu ile gece karanlığında Sarayköy ve Külköy arasında bulunan yüksek kayalara çıkmaya muvaffak oldular. Daha o gün, Demirci muharebelerinden dönen 44 ve 108 mevcutlu iki tabur ile Uşak’ta bulunan bir hücum bölüğünün geceleyin Yunanlara karsi yaptıkları taarruzla, bu tepeleri ele gecirmek mümkün olmadı. 28 Ağustos sabahı muharebe, düşmanın üstünlüğü ile devam etti. Düşman en az 12000 piyade ve kuvvetli topçu ve süvari birlikleri ile taarruzun ağırlığını Karakuyu ile Külköy arasında bulunduruyordu. Yunanlar yerli halkın direnmesine rağmen 29 Ağustos 1920 tarihinde Uşak’ı işgal ettiler.
Uşak’ın geri alınışı
Uşak’ın işgal altında kaldığı tam iki sene içinde Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Garp Cephesi’ni kuvvetli bir hale getirdi. Garp Cephesi Kumandanı İsmet İnönü, İnönü Savaşları’nı kazandı. Ordular Sakarya Meydan Muharebesi’nde Yunan ordusunu yendi. Bunu Mustafa Kemal Paşa’nın Afyon-Dumlupınar Savaşı zaferi takip etti. Mustafa Kemal Paşa’nın idare ettiği Türk kuvvetleri 30 Ağustos 1922 tarihinde Murat Dağları’nın doğu eteklerinde Çal Köyü mıntıkasında Yunan ordularının büyük kısmını kuşatarak yok etti. Türk ordularının imha hareketinden kurtulabilen ve General Franko kumandasında toplanan I. ve II. Yunan piyade tümenleriyle, bir süvari tugayı ve meşhur Palantras Müfrezesi, I. kolordunun taarruzu karşısında 30 ve 31 Ağustos günlerinde Hallaçlar-Kaplangı dağı hattında kesin bir mağlubiyete uğratıldı. General Franko, 1 Eylül 1922 günü ümitsiz bir halde Uşak’ın Kapaklar-Kusura Deresi-Elma Dağı hattında tutunmaya çalıştı. Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçtı.
Birlikler, 1 Eylül 1922 günü ikindi vakti Uşak ovasında şehre doğru süratle ilerlerken, şehir yanıyordu. Bu sırada şehre ilerleyen birliklerin başında Kumandan İzzettin Çalışlar bulunuyordu ve 2 Eylül 1922′de Uşak işgalden kesinlikle kurtuldu.
Yunan Başkomutanı Trikopis’in Esir Alınışı
Uşak için gurur kaynağı olan konulardan biri de Yunan başkomutanı Trikopis’ in, Eylül 1922′de Atatürk’ün komutasında bulunan Kafkas Tümen Komutanı Halit Bey tarafından Uşak’ta yakalanmasıdır.
30 Ağustos 1922′de Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nde bozguna uğrayan Yunan Ordusu’nun büyük bir kısmı, Dumlu, Büyükoturak, Banaz, Kızılhisar ve Kapaklar üzerinden Uşak’a doğru çekilirken Yunan orduları başkomutanı General Trikopis’in de içinde bulunduğu büyük bir birlik, Comburt Ovası’nı geçerek 2 Eylül 1922 günü Aşağıkaracahisar köyüne gelmişti.
Aynı gün 5. Kafkas Tümeni’ne mensup birlikler, muhtelif savaşlar vererek ve Elma Dağı’nın güneydoğusunda bulunan Göğem Köyü’nün doğu yakasına yaklaştığında, Karacahisar ve Çumyuva (Mıngırap) köylerinin yanmakta olduğu haberini almışlardı.
Bir müddet sonra küçük rütbeli bir Yunan subayı, tümen kumandanının yanına gelerek General Trikopis’in teslim olmaya karar verdiğini söyledi. 5. Kafkas Fırkası Kumandanı Halit Bey, Liva Komutanı Hopalı Ali Rıza Bey’e Yunan subayının getirdiği haberi bildirdi ve gidip Yunanlar’ı teslim almasını emretti.
2 Eylül 1922 gecesi saat 22:30 sıralarında Süvari Bölüğü Komutanı Sivaslı Yüzbaşı Ahmed Bey, esir generaller ile maiyetlerini Bölmeli Tepe’deki (Çakmaklı Tepe) 5. Kafkas Fırkası Komutanı Albay Dadaylı Halit Bey’in (Halit Akmansü) yanına getirdi. Yunan komutanının Uşak’ta Atatürk’ün huzuruna çıkarıldığı ev şu an müze olarak ziyarete açıktır.
Uşak’ın il oluşu
15 Temmuz 1953 tarihine kadar Kütahya’nın ilçesi olan Uşak, kendisine bağlı Sivaslı, Ulubey, Banaz bucaklarının ve Karahallı beldesinin ilçe haline getirildiği düzenlemeyle il olmuştur. Aynı tarihe kadar Manisa (1926′ya kadar Saruhan)’nın ilçesi olan Eşme ilçesi de (Güre, Sirge ve İnay bucaklarıyla birlikte), Uşak’a bağlanmıştır.
Atatürk ve Uşak
Atatürk Uşak’a ilk defa 2-3 Eylül 1922 tarihinde komutan olarak, ikincisi 16 Ekim 1925 tarihinde cumhurbaşkanı olarak ve üçüncü defa ise 1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte gelmiştir. Ayrıca Atatürk’ün eşi Latife Hanım da İzmir’deki Uşaklı tüccarlar ailesi olan Uşşakizadelerdendir, yani Uşaklıdır.
Uşak Hakkında Yazılanlar
Bu tarih zenginliği dolayısıyla Uşak’ta Lidya, Frigya, Hellen, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlığın izleri görülebilmektedir.
Uşak’ la ilgili geçmişe ait bilgilerden birini, ünlü gezgin Katip Çelebi, Cihannüma isimli eserinde verir: Uşak, Kütahya’dan batıya bir merhale Murat Dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. Kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. Seccade ve halısı meşhurdur.
Bir diğer gezgin Evliya Çelebi ise Uşak halısı hakkında bilgiler verir. Seyahatname’de, Uşak halısının çok kıymetli olduğu ve değişik bölgelere ihraç edildiği yazılıdır. Evliya Çelebi Uşak’ta Rum ve Ermeniler’in kalabalık bir nüfusa sahip olduğundan da bahseder. Tarih boyunca Uşak’ ta Türklerle birlikte Rum ve Ermeniler dostluk içinde yaşamışlar.
Wilhelm Von Bode ve Ernest Kühnej adlı iki Alman araştırmacı Uşak halıcılığına dair yaptıkları ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde birkaç basımı yapılan eserde; gerek Hollanda ve gerek İngiltere’deki yüksek sınıfa mensup ailelerin evlerinde 18. yüzyıldan kalma Uşak halılarının bütün odaları kaplamakta olduğundan bahsederler. Bugün de Berlin Bergama Müzesi’nde sergilenmekte olan 15. yüzyıla ait madalyon tipli büyük halı Uşak halılarının o dönemdeki değerine bir örnek teşkil eder.
Coğrafi Yapı
Genel Konumu
Uşak ili komşu iller olan Kütahya ve Afyonkarahisar gibi Ege Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında bir geçit oluşturan İç Batı Anadolu Bölümü üzerinde yer alır. Genel olarak ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğu kesimleri dağlarla ve güneybatısı yüksekliği 1000 metrenin altında olan ovalarla kaplıdır.
İl toprakları 5341 km2′lik yüzölçümüyle Türkiye alanının yaklaşık % 0,7’sini kaplar.
İl kuzeyden Kütahya’nın Dumlupınar, Gediz ve Şaphane; doğudan Afyonkarahisar’ın Sincanlı ve Hocalar; güneyden Denizli’nin Çivril, Bekilli, Çal, Güney ve Buldan; batıdan Manisa’nın Sarıgöl, Alaşehir, Kula ve Selendi ilçeleriyle çevrilidir.
Murat Dağı, Bulkaz Dağı ve Ahır Dağı ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğudaki doğal sınırını oluşturur. Bu dağlar il topraklarını Kütahya ve Afyonkarahisar’dan ayırır. İl topraklarında ağırlıklı yeri platolar tutar.
Yeryüzü Şekilleri
Dağlar
Dağlar, il topraklarının % 37’sini kaplar. Uşak’taki dağlar ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğu kesiminde bir silsile halinde bulunmaktadır. Uşak-Kütahya sınırındaki Murat Dağı 2312 metre yüksekliğiyle ilin en yüksek kesimini oluşturur. İlin ikinci yüksek dağı Sivaslı ilçesinin doğusunda, yüksekliği 1990 metre olan Bulkaz Dağı’dır. Bu dağın doğu kesimleri Afyonkarahisar ili sınırları içinde kalır. Uşak Ovası’nın kuzeyinde yer alan Elma Dağı’nın yüksekliği ise 1805 metredir. İl alanının % 57,5 gibi büyük bir bölümünü kaplayan platolarda yer yer tepelik alanlara rastlanır. Uşak ilindeki dağlar şunlardır:
• Murat Dağı
• Bulkaz Dağı
• Elma Dağı
• Ahır Dağı
Bunların dışında Eşme ilçesinde yükseklikleri 1000-1200 metre civarında olan Kemer, Omurbaba, Ahmetler ve Kurtdağı tepeleri ormansız ve çıplak tepelerdir. Karahallı ilçesinde önemli özelliği olan dağ yoktur. Ulubey ilçesinde ise son yıllarda Türkiye’nin en büyük altın madenlerinin (105 ton rezerv) tespit edildiği 1200 m. yükseltili Kışla Dağı bulunmaktadır.
Ovalar
Uşak il topraklarının % 5,5′ini ovalar kaplar. Uşak ilinde ovaların en önemlileri, Büyük Menderes’in kollarından olan Banaz Çayı etrafında gelişen Banaz Ovası ile bunun batısındaki Uşak Ovası’dır. Ayrıca Sivaslı Ovası ve Sirge Ovası da Uşak’taki ovalardan bazılarıdır.
Akarsular
Uşak’ta iki önemli ırmak vardır. Bunlar Büyük Menderes’in kolu olan Banaz Çayı ve Gediz Nehri’dir. Ayrıca Banaz Çayı ve Gediz Irmağı’na katılan çok sayıda küçük akarsu vardır.